basak's profile.:bsk:.PhotosBlogListsMore Tools Help

basak demircioglu

Photo 1 of 17

.:bsk:.

gerçek degildiler.. birer umuttular..
June 07

Sarhoş Balık İle Topal Martı

gel yollara düşelim,
sırtında yeditepenin
ardına takılıverip
bir tekir kedinin


gel dillere düşelim
fincana,fala çıkalım
camdan cama bakarak,
bir oyun kuralım


çık denizin,çık yüzüne
buluşalım orda senle
sen zaten sarhoş bir balık
bir topal martı ben de...

in denizin,in yüzüne
buluşalım orda senle
sen zaten topal bir martı
sarhoş bir balık ben de..

gel,dalgaya düşelim
sandalda rakı içelim
bir kötü arkadaş edinip
peşinde uçalım

gel,çocuklara soralım
gel masalları gezelim
en güzel denizi bulup
suyunda yüzelim...

gel denizin,gel yüzüne
buluşalım orda senle
biz yorgun bir kentin
aşık yüzleriyiz senle...

gel denizin gel yüzüne,
buluşalım orda senle...
January 04

agla sevdam

agla sevdam, agla
agla, zorba bu dünya
agla, susma agla
agla, agla

kördügüm cember dört duvar
can evinde bikar, can ucar
bo$ kalir o hanlar, saraylar

beni sen al
yeminim var
kül oldum, söndüm
ate$ine sar
sar, al beni sana sar
sar, sar
bana sensin yar

habersiz ku$lar gecer
geceler zehir zikkim
gözlerimi sel basmi$
yagmurlar ardindayim
a$igim, ben sana cok a$igim
yola cik, yollardayim

 

haykosöylesinbendinlymm.

December 17

Aşk

Önce kuş olduk
Uçtuk semaya
Sonra vurulduk
Düştük sevdaya

Yandık ateşten
Korlar misali
Öyle derindi
Vardık mihraba

Aşkı ilahi
Saydık cihanda
Özden buluştuk
Fani mekanda

Ayrılsa yollar
Güller savrulsa
Susmazki aşka
Aşık gönüller
November 20

arnavut kaldırımı

biten sevgilerin ardından
ağlayamam ben böyle yas tutamam
her sözde her gözde şefkat aramam
kırıyor kalbimi sonunda nasıl olsa
giden aşklarımın ardından
ağlayamam ben böyle yas tutamam
her sözde her gözde şefkat aramam
kırıyor kalbimi sonunda nasıl olsa

dün seni gördüm rüyamda
arnavut kaldırımlı boş sokakta
ah bir dili olsa da bir konuşsa
anlatırdı masumca seni bana
öpsem bebek gözlerinden çok ağlatırlar
sarsam seni kollarımdan bir gün alırlar
sevsem seni doyasıya yıpratırlar
bir sürü kuru gürültü parçalar sevgimizi
ey kader böyle mi olmalı solmalı sevgililer
giden aşklarımın ardından
ağlayamam ben böyle yas tutamam
her sözde her gözde şefkat aramam
kırıyor kalbimi sonunda nasıl olsa
dün seni gördüm rüyamda
arnavut kaldırımlı boş sokakta
ah bir dili olsa da bir konuşsa
anlatırdı masumca seni bana
November 10

10 Kasım

Bugün 10 Kasım olunca, aklıma küçükken geçirdiğim 10 Kasımlar geldi, okulda gidip saygı duruşunda dururduk törenler falan olurdu, şiirler okunurdu.. şimdi sınavlar vizeler diye sabahlamaktan 9’u 5 geçelere uykumda giriyorum.. Küçükken daha az şeyin bilincinde olduğumuz için mi daha az sorumluluğumuz oldugu için mi bilmiyorum ben çok önemserdim böyle günleri.  Hatta 10 Kasımın ne oldugunun bilincinde oldugum ilk gün, ilk 10 Kasım’ı biraz hatırlıyorumJ
Sabah gittik yine okula mavi önlüklerimizle, saygı duruşu, istiklal marşı, şiirler, yazılar diye giden bi preogram olmuştu, e haliyle çok etkilendim, hocalar falan çok gaza gelip umutla konuşuyorlar kürsülere çıkıp. Ben böyle neden öldü diye üzülüyorum sürekli.. okul bitti eve geldim, anneme falan anlatıyorum şöyle oldu böyle oldu törende diye, sonra Atatürk’ün sesinin kayıtlı oldugu şeyleri dinliyorum kasedi takıp, akşam babam geldi eve ona da aynı şekilde anlatıyorum.. adam yorgun gelmiş eve 50 kere görmüş bu törenleri ilgisini çekmiyo tabi ki, ben çok şaşırıyorum neden böyle diye. Bana göre o gün herkes mutsuz olmalı, surat asmalı çünkü Atatürk öldü diye.. babama tv*yi falan kapattırıyorum susturuyorum herkesi yine aynı kasedi dinliyoruz hepbirlikte.. Bu fasıl bitiyor, günlük konuşmalara geçiyolar, babam bişeylere gülüyo, ben deliricem ama nası güler ya adamın yas tutması lazım bugun Atatürk ölmüş herkes üzülmelii, baba neden gülüyosun gülmesene bugun 10 Kasım diyorum..
J
düşününce şimdi yaptıklarımı komik geliyor amaaa bi gün değil her gün yas tutacagmz zamanlara doğru gidiyoruz sanki..
anlatasım geldi komik geldi. Ayrıcaaaa Akınnn dogum günün kutlu olsun buyuk kuzum!
J Doğumgünü pastası

September 16

film

FiLm

filmimin sonu bir hüsran
terketti beni esas oğlan !
birbirimize kavuştuk derken..
yardımcı kadın oyuncu nerden çıktı nerdenn ??
 
filmimin sonu bir hüsran
terketti beni esas oğlan
yarım kalan birşeyler var
bu işte bir yanlışlık var
sette kaldı bütün mutluu anılar..
son sahnede o ikisi..
repliğim ağlama sesiiii..
bu rol bana göremiydi??

bu film benim filmim
burda esas kız benim!
senaryoda bile yokken
bu süslü şıllıkda kim!

filmimin sonu bir hüsran
terketti beni esas oğlann
birbirimize kavuştuk derken
yardımcı kadın oyuncu nerden 
çıktı nerdenn...

 nerdennnnn?..
 
 
 
August 13

yekteran baymedir

merhaba, adım yekteran baymedir. az rastlanan bir isme sahibim.
anlamı, "baharla birlikte denize düşen ilk yekteran" demektir. dedem koymuş...
ezanla kulağıma fısıldadıktan sonra infilak ettiğini söylerler.

bu benim dükkanım ali. ali sayesinde geçinip gidiyorum.
ali'yle geçirdiğim zamanın dışında genelde nusret'le takılırım. nusret benim evim.

nusret oldukça pimpirikli ve evhamlı bir tiptir. balkonum burak'la onu çekiştirmeye bayılırız.
yani irfan'a bayılırız. irfan, balkon burak'la nusret'i çekiştirmemize verdiğimiz bir isimdir.

sanırım aklınız karıştı. yani osman oldu. osman olduğu zaman yapılacak tek şey vardır.
samet... ama samet için de şartlar her zaman uygun olmayabilir.
zaten uygun olsaydı kenan olmaz mıydı?

hah hah hah hah... ilahi... oniki yıl önce kafayı yediğimden beri hiç bu kadar gülmemiştim.
güldüysem de hatırlamıyorum. ayrıca hatırlayanı da zikiyim hatırlamayanı da...

orhan'la sekiz yıl önce tanıştım. vecdi bana fikri'ydi. ben de sertaç deyip akın'a gittim.
(yalnızlıkla sekiz yıl önce tanıştım. insanlar bana tuhaf tuhaf bakmaya başlamışlardı.
ben de amaan boşver deyip bir iki kere osurdum...)

peeki peeki sizin anlayacağınız dilden konuşalım. iyi akşamlar, nasılsınız?
teşekkür ederim ben de iyiyim. ah hah hah gerçekten mi söylüyorsunuz?
alemsiniz... eeh, bu da hiç eğlenceli değil... aa bi dakka... eğlenceli lan galiba...
du bakiyim. hohohahoh... eğlenceliymiş lan.

boş zamanlarımda sinemaseverleri döverim. çünkü çok severler sinemayı.
kimse beni o kadar sevmedi... bazen dünyaya timbör tın, bir akina temizhawa,
bir firensiz zort hoppala hey olarak gelseymişim ne güzel olurmuş diyorum.

babam mali müşavirdi, annemse ev kadını. sonra annem mali müşavir oldu, babam şöför.
ben doğduktan sonra babam işi bıraktı, annem ağaca çıktı. ağacı teyzem kesti, teyzem suya düştü.
suyu inek içti, annem dağa kaçtı. şaşkınlıktan hepimizin çanak çömleğinin patladığını hatırlıyorum.

bunlar benim ellerim seha'yla süha. tamam lan anladık sıkıldınız bu muhabbetten.
ama küçük bi anekdort anlatmadan geçemeyeceğim. bigün şey oldu. hehe... öyle acayipti ki...
bunlar geldi... hehe... vay efendim şöyle böyle... ulan dedim.. ne alakası var...
s.kiyim resmen unutmuşuz olayı. aa doğru ya, iki önce bakkalın orda unutmuştum ben bu olayı...
kısmet.

iki kere evlendim... bu evliliklerimden iki tane karım oldu. ikisi de kız. isimleri vildan'la burcu.
boşandıktan sonra anneleri onları görmeme izin vermedi. ben de okey dedim.

çat pat ingilizce, nay nay almanca bilirim.
derdimi anlatacak kadar italyanca, sevincimi paylaşacak kadar ispanyolca bilirim.
bu aralar japonca'yı söküp, farsça'ya takmak için uğraşıyorum.

babamdan kalma küçük bir arsam var.
kusura bakmayın zikretmeden geçemeyeceğim, adı oykun...
geçen sene oykun'u almak isteyen biri çıktı. aklımı kaçırdığımı duymuş olacak ki,
çok düşük bir para önererek beni kandırmaya çalıştı. elbette ben yemedim...
hemen teklif ettiği paraya oykun'u sattım... niye böyle oluyo yaa...

oykun'dan kazandığım parayla numan adında nefis bir eşofman takım aldım.
çok eskiyince kapıcının oğluna verdim. o da beni tartakladı.

geceleri uyumadan hep aynı şey için dua ederim...
allahım, sen koen kardeşlerden en az birinin belasını ver. 
 
 
_yiğit özgür_
July 16

9bin 999bin ??! :)

G: yaa yeter susun artıkk, yeteeer!
Be: bitmedi mi hala bunların saraplarıı?!.?
Ö: ehuehehue..
Ba: biz sarhos değilizz ki, ben simdi herseyi bilincli yapıyorum, yarın hepsini hatırlicam görürsünüz!..
İ: hahau cok komik görünüyolar :)
Ba: asıl komikk olan sizsinizz!
ö: bizim bilincimiz yerinde ama fiziksel fonskiyonlarımıss yerinde diil..
Ba:hahaha o ne yaa?.. fonnsksnıiiyonn..?!
Ö: fi-zik-sell fonnkksiiyonn! ehii:)
Be: ya kadehleri vantilatörün önüne koyun da daha cabuk buharlassın bari...
Ba: sen birazz salaksın galibaa?
JJ bu soğuk üflüyoo nası cabuk buharlassın bunun önunde
Be: asıl salak sensin galibaa buharlasma her sıcaklıkta olur!..
Ba: ııhıh eveet.. qq

JJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJ

 

Ö: msn*e girceeeem!..
B: msn sesi gelio sanki dimi?

Ö: dülüdp
B: dülüdp..hihi..
Ö: orda bilgisayar var amaa, onun msni yok mu?
B: burda internet ne arar yaa avea bile çekmio ki kızıım
Ö: ama msnsiz bilgisayar mı olur yaa... ben havuza girceemm..
B: ne havuzuu hadi denize gidelimm.. gece süper olurr.. biz bi kere girmiştik ay ışığında!.
Ö: evet evet gece gece süper olabilir.. venüs aydınlatır bizii
J havuz bu saatte kapalı zateenn
B: ama bunları kandırmamız lazım.. mmm.. giysilerimizin altına bikinileri giyip sahile gidelim kaçarız biz ordann heheheue..
Ö: tamamm hadii bizz havuzaa gidiyoruuz??* ... aaa kapıı niye kapalııı :f

 

JJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJ

 

A: alın size kahve likörü getirdikk!.
D: hadi iciin
J
Ö: aaa kahve likörü müü?!..
B: kahve kızıım icme sakınn, kandırıyolar seni baksana türk kahvesi buu...
Ö: kahve diyo ama bunaa??!
A: hadi sen ic özgee kahve diil bu bakk! Kadehte duruyo baksanaa kahve diil bu!.
Ö: fal bakar mıyız peki?
B: kadehten fal mı bakılır sacmalayınn
A: bakarızz bakarız sen icc=)
Ö: tamam o zaman fal bakcaksakk iciimm. ihihihi...
....

B: ayılmadı kiii... <:o)

hehuehue


JJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJ

 

B: ya meyvalı sarap bulamadık yaa..
Ö: bunun icine meyva atsakkk.. meyvalı sarap olur mu sence??
B: mmm... olmaz bence..
Ö: denesek mi kii? nolcaak?!...:)
B: olur mu kızım hicc, suyun icine meyva atınca oluyo muuu ölee heuheu
J
Ö: ama meyvalı sarap bulamadıkk.. kendimiz nası yapıcazz..
B: üzüm de bi meyvaa diil miii..ic istee... hihiihi
J

JJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJ

 

Ö: hihiihikiihi..JJJ
B: kihihkihihihi...
JJJ
G: sunlaraa bakın kikirikleer nası gülüolar yaaa..!!
B: duydun mu??! Bana kikirikk dediii:o
Ö: ihihiihih
J
B: sen bana kikirikk dedinn, sen bana nası kikirikkk dersinnnn!.. ehuheue:)
Ö: ehuehue:)

JJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJ

 

Ö: benim annannemin yazlığının ordan venüs görünüyo sen biliyo musuun?
B: bak iştee burda da var.!..
Ö: hani nerdee?..
B: işte baak, en palak olan.. o venüs olsunn!..
Ö: aa gercekten venüüss, venüsüü bulduukk!.. biz venüse gidiyoruzz
B: oraya dolmus kalkıyo mu kii, burdan ada 4 milyonsa oraya ne kadardır?
Ö: olsun kızııım bosver parasınıı, orda sonsuz ask var..
B: hadi sonsuz aska iciyoruz o zamaaann!.. caaaatt
Ö: caaaat
B: kızıım sarabıı döktünn, naptın yaahaha:) yazık olduu..israff yapmaa!..

 

JJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJ

 

A: sizin kafa kaç oldu simdi?
Ö: daha 1000deyiz 1milyona cok var
B: ne kadar kaldı ki
Ö: baak 1milyon dan 1000i cıkcak..
Ba: 1milyondan 900... ıı pardonn
Ö: bi dakka 1milyon dur ben yazarım..

Be: bak 999bin 900 yok bi dakka

Ö: 9bin 999bin olcak. Eveet doğru buldukk!.. dur yaaa
Ba: eveeet 9bin 999biiğn olcakk.. eveet
Ö: yaaa ama gözümü sey yapıyo bu kameranın ısıgııı..
Ba: kameralarıı kapatın lütfeeen!!.. lütfenn!!
A: kapadık kapadıkk..
Be: hiuheuheu
A: evet basak ve özge sizin aranızda bisii mi var yoksaa?.

Ö: hiiii... ay basım dondu:s yaa sarhos etme bizii, benii!

A: ben mi ettim beee, ısık insanı sarhos mu ediyoo

Ba: hihuhuhih
Be: ısık gorunce sarhos oluyooo
Ö: bi dakkaa yalnız beni bilincim hala acık ona göree..
Ba: benim de acık yani hatırlıyorum hatırlıyorumm, 3-5 saniye öncesini hatırlıyorum been
J
Ö: ben deee, 1milyondan 1000i çıkartıyoduk dimiii hihiheihe
J
Ba: eveeett hiihiehiehi
JJ  ve 9bin 999bin diyoduuk
Be: ben her zaman diyorum basak zeki kız diyee
A: biz hep zaten diyoruz basak zeki kız diyee de.. anlamıyo kii hiiçç?..
Ö: nee. ne konudda??

Ba: ne konudaa?

A: hayır zekisin iştee, 1milyondan 1000i çıkarttığın zaman işte affereem..

Be: naber len ayık insann?
...

Ba: ben onu biliyorum

Ö: yaa altı sıfırı attık tamam mı.. 1 lira oldu tamam mı

A: 1liradan 1000çıkarıyon o zaman eksi değeer

Ö: Altı sıfır atıığımıza göre 0,001 olması lazım

Ba: paranın değil kafanın 1 milyon olması lazım.. bunları sarhoş edip eğlenelim

Be: tamam onlardan da atıldı altı sıfır.. kafan 1 şu anda

Ö: hayır 1milyon olmadı ki kafa daha 1000
Ba: 1 mi 1000mi?!?.. tayyip*e göre 1, öncesinee göre 1000! 1milyon pardon 1000değill!.
Ö: tayyibinee başlaatma şimdii..
Ba: benim şarabım bitti yalnızz?*?.:)

 

JJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJ

 

B: kızııım benim daha uykum gelmedi kii!?.
Ö: benim deee baksana gözlerime faltaşı gibii
B: ahahaha hadi falınaa bakimm o zaman, açsana gözünüüü
Ö: baak, ne görüosun kii?! aşk var mı aşşk=)
B: kıppkıırmızıı bi yok görüyoruum taaa korneaaaa.... 
A: başaaak yeter artık git yaaatt!
D: yaa yeteeer ayırın şunlarııı, laftan anlamıyolaar:@
B: aaue uaa a özgeee kurtarrr beni yukarı çıkartıyolaaar
Ö: hahauhauahua hihiihi
J
B: iyi geceleer özgeee, sen de kaç yukarııııı...

 

--03:03—(1 yeni mesaj ozgeslayer)
Ö:basak bizim fotoları çirkinleştiriyolaaar. aşağı geeell!! heelppp!
B...uyumus kiii :a

 

 

 --@ada--  

July 13

MEKTUP

Rüyalarım beni yalancı çıkarmazsa bu yaz, olmadı bir dahaki sonbahar yanında olurum. Hiç konuşmam, sadece elimle yanağını okşarım. Okşarım ve çekip giderim istersen. Gecedir büyük olasılıkla. Gökyüzünde bir tek yıldız bile yoktur. Hafif bir rüzgar esiyordur ve uzaklarda bir iki minik ışık yanıp yanıp sönüyordur. Nedenini bilmiyorum; uzaklardaki ışıklar yanıp yanıp sönerler. Göz yanılgısı mıdır bu, fizik kuralı mıdır, yoksa özellikle mi öyle görürüz? Yani bilinçaltımız yanıp yanıp sönmesini mi uygun bulmuştur ışıkların, bilemem.

Ama bildiğim bir şey var; eğer rüyalarım beni yalancı çıkarmıyorsa geleceğim. Çünkü insanda alışkanlık yaratan hiçbir şey gerçek değildir ve hiçbir aşk yarım kalmaz. Kalamaz. Ölmeden önce, en geç ölmeden birkaç dakika önce tamamlanır. Ütopyalarsa gerçektir. Biz gerçeğin neresinden tutacağımızı bilemeyiz sadece. Bu ütopyanın değil, bizim suçumuzdur. Suç değilde hata diyelim. Çünkü herkes hata yapabilir, masum bir şeydir hata. Suç ise herkese göre değildir. Her babayiğidin harcı değildir yani. Mesela erkek,hayatının bir döneminde,en azından bir kadın öldürmüştür.Suç mudur bu?Suçsa,bu kadar doğal ve tekdüze bir suç, bu kadar pervasızca, umursamazca nasıl işlenir? Ölen,bir ölü biçiminde devam eder yaşamaya. Öldüren suçluluk duygusundan değil, kendi hayatının daralan yerlerinden başlar sıkılmaya.Çünkü her öldürme eylemi, hayatın bir yerini daraltır. Kimisi öyle daraltır ki, öldüren sıkışır kalır orada, ölmekten beter olur! Ölenle ölünmez, evet! Ama öldürenle ölünür. Kadınlar kendinden bir önceki kadını öldüren erkekleri sever. Her kadın acıya meyillidir. Acıyı çekmek için değil ama! Çünkü acı, çekilen ve çektirilen bir şey değildir ki. Çoğaltılan, yayılan, kazınan, kızıştıran, zevk verdirten, delirten, yırtan, yakan bir şeydir aynı zamanda. Acıyla şaka olmaz. Acıyı yakından tanıyan herkes, hele de ömrünün bir döneminde, en azından bir kadını öldürmeyi becerebilmişse, yazın, olmadı sonbaharda çıkabilir karşınıza.

Sabah kalkınca, rüyalarım beni yanıltmadıysa eğer yolculuğa hazırlanacağım. Daha fazla gecikmemek gerek, çünkü yaz başladı galiba. Hayat geç kalmayı kaldırmaz. Tamam geç kalabilirsin de bir yere kadar... hayatın da bir tahammül sınırı, bir kaldırma kuvveti, bir kırışıklık düzeni vardır.  Zorlamaya gelmez. Hayatı fazla zorlamak ve zora sokmamak gerek...

ALTAY ÖKTEM

July 01

Murathan MUNGAN

KİM GÖLGESİNDEN KAÇABİLİR Kİ?

     

Geçtiğimiz yollarda kaybettiklerimizin bize en büyük kötülüğü kendilerini tekrar, tekrar hatırlatmalarıdır.

Bir kere kaybetmekle kurtulamadığımız şeylerdir.

Yoklukları hayatımızdaki varlıkları haline gelir.

Hep ama hep hatırlarız.

Ne biçim kaybetmektir bu?

Kim gölgesinden kaçabilir ki?

Bazen duygularımız bizden erken yaşlanır ve bizden hayatın geri kalanını alır.

Hayatın, kendini anlayanları cezalandırmasıdır bu...

Durup, durup ardına bakan kadınlar vardır.

Geçmişi düşünmekten şimdiyi yaşayamazlar.

Her şeyi didikleyip duran mazisinin gölgesinden,

anılarının yükünden bir türlü kurtulamayan gözleri ufuk yorgunu kadınlar.

Güçlü, köklü bir biçimde yeni arkadaş edinecek yaşları geride bıraktıysan eğer,

hasar görmüş eski arkadaşlıkları onaracak çağı da geride bırakmış oluyorsun.

Zaman ilerledikçe birçok şey, daha zor olmaya baslar. Beklentisi yüksek olan kadınların yalnızlığı daha koyu oluyor. Büyük lafların gölgesinde geçen hayatlar,

bir daha iflah olmuyor, geçip gittiğiyle kalıyor.

Zaman, aşk...... her şey!

Ayrılıkları ayrıntılar acıtır.

June 10

1945

gel asırlardan uzan da tut
ellerimi sımsıcak
yoksa bendeki çocuk da
böyle çaresiz kalacak
öfke ile beslenen çocuklar
yalnızdırlar
-----
ve ümitleri çiçeklerden
acıları tarihlerden
senin gibi, benim gibi
onlar da hep insandılar
ve sevgiye inandılar
ve saygıya inandılar
senin gibi, benim gibi
-----
onlar biraz terkedilmiş
biraz küskün çocuktular
sanki biraz incitilmiş
sanki yetersiz sevilmiş
sanki utandılar kavgadan
ve sustular
-----
öp incilenen gözyaşları
kurusun inançlarında
sene bin dokuz yüz kırk beş
onlar da hep insandılar
ve sevgiye inandılar
ve saygıya inandılar
senin gibi, benim gibi
-----
asırlardan uzan da tut
ellerimi sımsıcak
yoksa bendeki çocuk da
böyle çaresiz kalacak
öfke ile beslenen çocuklar
yalnızdırlar
-----
ve asırlardan uzan da tut
ellerimi sımsıcak
yoksa bendeki çocuk da
böyle çaresiz kalacak
öfke ile beslenen çocuklar
yalnızdırlar
------------------------------------------
June 04

Şaşıp Kalmak

Sevebilirim,
hem de nasıl,
dile benden ne dilersen,
canımı, gözlerimi

Kızabilirim,
ağzım köpürmez,
ama devenin öfkesi haltetmiş benimkinin yanında,
devenin öfkesi, kinciliği değil.

Anlayabilirim
çoğu kere burnumla,
yani en karanlığın, en uzaktakinin bile kokusunu alarak
ve döğüşebilirim,
doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum herşey için, herkes için,
yaşım başım buna engel değil,
ama gel gör ki çoktan unuttum şaşıp kalmayı.
Şaşkınlık, alabildiğine yuvarlak açık ve alabildiğine genç gözleriyle bırakıp gitti beni.
Yazık.
May 27

Bana özel

bu şehirde bir kadın var adı bana özel
bana özel bana özel
elleri var küçücük yüzüyse çiçeklerinden güzel
kimse bilmez benden başka bir kalbi var kocaman ama bana özel
bazen kızar dünyaya ama sadece kendini üzer
göremezler göremezler
izin vermese asla üzemezler
çözemezler
onun bir düşü var ki asla asla bilemezler
onu neden sevemezler
bilemezler hiç hiç sevemezler
ahh ahh
bazen bakar gözyüzüne bulutları izler
kuş olup ucmak kanat cırpmak o bulutları gecmek ister
yemyeşil çimenlerde sırılsıklam koşmak ister
bu gri şehrin tüm yollarını rengarenk boyamak ister
göremezler göremezler
kalbindeki elmasa erişemezler
çözemezler çözemezler
onun bir düşü var ki asla asla bilemezler
onu nasıl sevemezler
bilemezler hiç hiç sevemezler
göremezler göremezler
kalbindeki elmasa erişemezler
çözemezler çözemezler
onun bir düşü var ki asla bilemezler
onu nasıl sevemezler
bilemezler
hiç hiç sevemezleeer.
oooo
şimdi o kanatlarını rüzgara acmış dur diyemezler
yıldızların arasında o kadar parlak ki secemezler
başka sularda o
başka rüzgarlar arıyor
başka yollara yürüyor
başka
May 10

ÖZLEDİĞİN GİDİP GÖREMEDİĞİNDİR

Özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin

Özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen

Özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin

Özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen..
April 21

ylnz

 

yalnızım...yalnızsın...yalnız..

yalnızlık yapıştımı yakana,  ismin her halinde karşında...

hadi git diyebiliyorsan git de

biz de kurtulalım..

April 17

Düz Mantık:)

TEMEL BIR YARISMAYA KATILIP KAZANIR, VE KENDISINE BIR KITAP
HEDIYE EDILIR. KITABIN ADI DA DÜZ MANTIK' TIR. TEMEL HEDIYEYI ALIRKEN
SORAR;
-Bu kitapta ne yaziyo?
-okuyunca ogrenirsin...
-ben onunla ugrasamam, anlat bakiim sen bana.
-ok bak simdi; senin evinde akvaryum var mi mesela?
-evet var...
-o zaman icinde su da vardir?
-evet var...
-içinde su varsa balik da vardir....
-evet var...
-balik varsa hayvanlari da seviyosundur sen?
-evet....
-hayvanlari seviyosan insanlari da seversin heralde? 
-evet...
-o zaman senin sevgilin de vardir?
-evet var.
-yasli gorunuyorsun o zaman senin karin vardir?
-evet var.
-e karin olduguna gore de, homoseksuel diilsindir?
-evet.
-bak gordun mu?...
Temel cok etkilenir! kitabi alir koltugunun altina eve dogru giderken Dursun'u gorur...
Dursun sorar;
-Temel o ne?
-duz mantik kitabi!
-nasi bisey bu anlat bakiim...
-bak simdi; sizin evde akvaryum var mi?
-yook!
-o zaman sen ibnesin....
April 16

Teşekkürler :)

Bu zamana kadar bana zincir e-posta gonderen tum dost ve arkadaslarima tesekkuru bir borc bilirim;
Sayelerinde tuvalet temizlemekte kullanildigini ögrendigim kolayi icemez oldum.
Aids virüsü tasiyan igneler kicima batar korkusuyla sinemaya gidemez oldum.
Deodorantlar kanser yapiyor diye sayelerinde artik bir domuz gibi kokmaya basladim.
Telefon hattimi kullanip bana borc takarlar korkusuyla telefonlara da cevap vermiyorum.
Icinden fare ya da fare zehiri cikar diye hiçbir kutu icecegi icmiyorum.
Cok sevdigim ickime ilac koyup beni uyuturlar,organlarimi calarlar ve buz dolu bir kuvetin içinde uyanirim diye bana yaklasanlari da tersliyorum.
Neyim var neyim yoksa satip, hastanede yatan ve buyuk ihtimalle olmek uzere olan cocuklara yatirmayi dusunuyorum.
Mail listesine katilirsam alacagim soylenen para, bilgisayar,cep telefonu ya da gezileri beklemekten de evden disari çikamaz oldum.
Tuz Golu'ne Konya'nin katkilarindan dolayi yemeklerim tuzsuz tatsiz.
Msn parali olacak;Adam yeserecek mi,sararacak mi beklemekten de gina geldi.
Excel hala ne zaman emekli olacagimizi da bildirmedi.
Bir maili forward etmedim,basima ne belalar gelecek diye korkuyla beklemekten ruh sagligimi da kaybettim.
Multiplskleroz olunuyormus diye diyet urunleri dusmanima bile tavsiye etmiyorum.
Yerli mali kullanacagim derken marketlerde barkodu 869 ile baslayan ürünleri aramaktan da gözlerimin biraz daha bozuldugunu farkettim.
Sevgili dost ve arkadaşlarimdan gelen; 'lutfen okuyunuz' , 'çokonemli' , 'aman viruse dikkat' , 'bilmemkim para dagitiyor' , 'en az bes kisiye yolla' , 'inanmadim ama dogruymus' , 'kisiligini >>test et' , 'tikla para yolla, tikla yardim et' , 'bilmemkim seni gözetliyor' , 'bilmemkime mail at,haddini bildir' , 'onu yeme bunu ye' seklinde baslayan kerameti kendinden menkul, nev'i sahsina münhasir bu mailler sayesinde hep beraber "kafayi cizme"ye ne kadar yakin oldugumuzu da idrak etmis oldum.
April 12

"şıpsevdi mi?şıpaşk mı?:bsk ve özge tartışıyor:

Bsk diokiiiii;

 Merabbaa, şimci sizlerle şıpsevdiyi konuşmak istiyorumJ yıllardır sarı-turuncu rengini zevkle çiğnediğim sakız... tadı kandıran, yazıları saçma olan sakız.. adı da bi garip, dışı *şıpsevdi* içi     ‘aşk... ......dır!’  yalan kardeşim!

Bi kere şıp die sevilmez, ben görmedim şıp diye seveni, sevgi zaman ister, paylaşım ister.. onun adı şıpaşk olmalı, katılmıyorum şıpsevdi ismine,, hem sen dışına sevgi yazıp, içine nasıl aşk*ın binbir türlü saçma tanımını yaparsın.. o tanımların hiç birine gerek yok.. aşk ütü yapmak, onu bunu göze almak değil.. ona göre aşk yaşarsan, adım attığında sevinirsin salak gibi.. ama şöle de bişi var şıp olmasıyla ilgili, sakızı ağzına attığın andan itibaren 30-45 sn arasında tadı kaybolur, şıpp diye gider tadı! Kısmen doğru bi isim sanırımJ

ayrıca ilk çiğnemeye başladığımız anda, taş gibi olmasının nedeni nedir, sakız dediğin önce tadına varmak için işkence çekmek, sonra sevinmek, sonra sıkılmak mıdır? O zaman şıpsevdi gerçekten aşk mıdır.. evet evet aşk gibi bişiidir...ya yutarsın ya da atarsın... yani, aşk insan sağlığı açısından çok iyi değil, yer yer heyecan katıp sevindirebilir sonra ya kabullenip yutarsın, içine atarsın ya da çöpe atarsın..

ama ben aşkı anlatan sakız yapsam, içine ‘aşk....      ... boku yemektir’ yazarım, budur abi aşk! Kısa, öz.. bilmeyenlere yeterli bilgi, fazlasına gerek yok,, zaten fazlası sevgi olur.. sevgi de sakız kağıtlarına sığacak bişi diildir.. ben görmedim daha sevgiyi tanımlayan sakız.. varsa güzel sloganı olan sevginin tanımını yapan, buyrun tartışalım..

yannıııız sevgi için aşk gereklidir dienler var aramızdaaJ özgeee! Neymişş? aşkk, yüreğimizin pır pır pır etmesiymiş.. sevgi için bunları yaşamak lazım, o zaman sevginin başlangıcı aşk,, o zaman sakız çiğnemeye de şıpsevdiden mi başlamak lazımmış? Sonra aşk şıp die gider, sevgi ağır abidir! Yavaş yavaşş geliir... gitmez ya da söküp atılır...

 

özge diokii;

  şimdi başakcım

valla önce bunlar derin konular demek istiyorumJ ama güzel bir başlangıç yapılmış konuya birkaç söz söylemek gerekir şahsım adınaJbende sarı turuncu şıpsevdiyi seviyorum öncelikle.atıyorum ağzıma önce sert “hoop noluyoruzz” oluyosun.çünkü beklemiyorsun ondan böyle bir şeyi..sonraa ağzında yumuşamaya başlıyor.aynı aşkk!! işte bu kızım neyi inkar ediyorsun? Aşkta da önce “hoop noluo bana” diyerek başlıoo sonra böyle onu görünce,konuşunca vs. böyle bi insana yumuşama geliyor. Böyle bi mutlu böylee bii saçma bi insan oluyorsun. Güneş ne güzel doğuyor,amanın o çiçek nası güzel açmış..oyy papatya falları…..ama tabii aşk buu şıpsevdi gibi..çiğnedikçe ağzında eriyor ve sonunda yok olup gidiyor.ama adı üserinde :ŞIPSEVDİ…ama sonra tadı damağında kalıyosa eğerr bu damakta kalan tatta sevgi oluyor be!ve  değen biriyse sonsuza kadar sürüyor..AŞK die bişi var!dünya bunu üzerine kurulu..kadınlar neden güzelleşmeye çalışıyor?erkekler neden başarı kazanmak istiyor?cevabı belli:BEĞENİLMEK..her şeyimizz buna bağlı..dünyaa var olduğundan beri..aşk bi başlangıç hayatımızda sevgiye giden yolda sadece bi adım ..ama bis öyle bi abartmışız kii  aşk aşk diye tutturmuşuz ki sevgiyi unutuyor muyuz ne?o yüsden sevgi adına bi sakız yada başka bişi yok!!

  

Siz de şıpsevdi, aşk, sakız, sevgi teorilerinizi söleyin.. beyin fırtınası yapalımm. hımmmm 

April 01

SNOW

come to decide that the things that i tried
were in my life just to get high on
when i sit alone
come get a little lone
but i need more than myself this time
step from the road to the sea to the sky
and i do believe that we rely on
when i lay it on
come get the play it on
all my life to sacrifice

hey oh
listen what i say oh
i got your
hey oh
now listen what i say oh

when will i know that i really can go
to the well one small town to decide on
when its killing me, when will i really see
all that i need to look inside
come to believe that i better not leave
before i get my chance to ride
when its killing me, what do i really need
all that i need to look inside

hey oh
listen what i say oh
come back and
hey oh
look at what i say oh

the more i see the less i know
the more i'd like to let it go

hey oh
whoa oh whoa

people need the cover of another perfect wonder
where its all white as snow
privately divided by a work so undecided
and theres no where to go

in between the cover of another perfect wonder
and its all white as snow
running through the field where all my tracks will be concealed
and theres no where to go

when to descend to a man for a friend
all the channels that are broken down
now you bring it up, im gonna ring it up
just to hear you sing it out

step from the road to the sea to the sky
and i do believe what we rely on
when i lay it on
come get the play it on
all my life to sacrifice

hey oh
listen what i say oh
i got your hey oh
listen what i say oh

the more i see the less i know
the more i'd like to let it go

hey oh
whoa oh whoa

people need the cover of another perfect wonder
where its all white as snow
privately divided by a work so undecided
and theres no where go

in between the cover of another perfect wonder
where its all white as snow
running through the field where all my tracks will be concealed
and theres no where to go

i said hey hey yeah
aw yeah
tell my love now
hey hey yeah
aw yeah

people need the cover of another perfect wonder
where its all white as snow
privately divided by a work of undecided
and theres no where go

deep beneath the cover of another perfect wonder
where its all white as snow
running through the field where all my tracks will be concealed
and theres no where to go

i said hey
aw yeah
aw yeah
tell my love now
hey hey yeah
March 18

Kendine iyi bak derler ve giderler...

"Kendine iyi bak" bir veda değil elveda cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde... "Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.

Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalayıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine "Kendine İyi Bak" gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar. Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar.

Kendine iyi bak derler ve giderler... Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler... Kendine iyi bak derler ve giderler...
March 11

TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
                                        ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
March 03

18 oldu bu kıız

Selamlaar!..
Yine yazasım geldiii:) Doğum günü fotoğraflarımı ekledim, yine döndüm o güne.. Duymayan kalmadı reşit oldum:) Üzülün artık dalga geçemiceksiniz hehehehe:)
Süperdi, harikaydı, en mutlu doğum günlerimden biriydi, ilk kez yapılan planları çakmadım, süperdinz hehehueh:D
 
Unutmuş numaralarına yatıp sonradan pastayla çıkanlar, toplantıyı basanlar, size söylüyorummm... Ne kadar anlatabildim duygularımı bilmiyorum ama çok sevindim, çok mutlu oldum.. Yemek bile yiyemedim İnsanın önemsendiğini hissetmesi, sevildiğini bilmesi çok güzel bir duygu.. Yaşattığınız şeyler için teşekkür ederim!..
 
Ailem.. Benim doğum günümde ilk kez bir araya geldik, herkesin o an orda benim için bulunması:)))) Çok süperdi her şey, pasta süperdiiii
Anlatamıyorum mutlu olduğumu ama yüzümden, gözümden anlamışsınızdır umarım.. Hepinizi seviyorum.. Kardeşim sen ayrısın, seni daha ayrı seviyorum:)  
 
Arkadaşlarııııım... Sizlere de çok teşekkür ederim, şaş oldum bazılarınızın hatırlamasına.. Sevindim, güldüm, mutlu ettiniz beni.. Tıpkı bir mvö konseri sonrasındaki gibi Yediğim şeyin arasınan bile hediye çıktı:))
Turuncuu olaan,, sen delisin, çok şaşırdım, çok sevindim.. Neyse uzatmayalım:) sevindiğimi söylemek istedim, hepinize çok teşekkür ederim.. Önemlisiniz, önemsiyorum, seviyorum sizi..
Mutlu kalın!.. Güzel yaşlanın:))
February 25

KIZ ÇOCUĞU


Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.

                                                            [1956]
February 10

SENİ DÜŞÜNMEK

Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.

February 04

Suphi*lilere 11-E yeee:)

Hepinize merhabaaJ

İlk defa kendim yazı yazıyorum space*e, normalde duygu ve düşüncelerimi yazıya döken biri değilim ama bugunümü paylaşmak istiyorum.. Öncelikle bugün birlikte vakit geçirdiğim tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum, sizinle yine birlikte bişeyler yapabilmek çok güzeldi benim için. Bahsettiğim kişiler benim liseden arkadaşlarım, bilmeyenlere açıklamasını da yapalımJ lise bittiğinden beri bu 2. büyük buluşmamız, iyi ki de buluşmuşuz..

Sizlerle vakit geçirmek benim için sadece dışarı çıkıp eğlenmek değil, insanların bazı değerleri vardır bunları yitirmemek gerekir ve ben sizinle görüştüğümde bunları tadıyorum, sizi kaybetmeyişimin güzelliği, geçmişten geleceğimize bir şeyleri sürdürebilmemizin mutluğunu yaşıyorum.. Arkadaşlığımızı devam ettirebilmemiz çok çok güzel, hele bir de böyle 15 kişi birden toplanınca tam süper oluyorJ

Birlikte bir şeyler yapıyorken yüzünüze baktığımda gördüğüm gülümsemeler benim gözümün önüne geldikçe inanın çok çok mutlu oluyorum.. İçimizden geldiği gibi davranıp rezil oluşlarımız, birbirimizle olan yarışlarımız, dalga geçişlerimiz, laf atışlarımız, lise anılarımızı hatırlayıp koptuğumuz anlar, hocaları çekiştirmemizz:p hepsi bizim için çok güzel anılar oldu bugun.. Ve umarım bu anıların yarını da olur.. Bu kadar kalabalık olup birbirimize karşı içten ve rahat oluşumuz herkesin yapabildiği bir şey değil bence, sizi bilmem ama ben çok mutluluk duyuyorum bunlardan.. Buluşmalardan ne kadar memnun kaldığınızı veya bunların sizin için ne kadar önemli olduğunu bilmiyorum ama gelmiş olmanız yeter bence veya bi daha buluşalım demeniz güzel bi cevaptır benim için:) Anılarımız fotoğraflarla da kalıcı olsun diye sürekli fotoğraf çektik bugun, fotoğrafları space*e aktarmadan önce bunları söylemek istedimmm..

Ben hepimizi bir araya toplamaya çalışırken yardımcı olan arkadaşlarıma, sizleri aradığımda tabi ki gelirim diyenlere, buluşmaya geç gelenlere, bekleyip üşüyenlere, bizi ekenlere ve ekmeyenlere, bir de beni akşam eve bırakan beylere yanii hepinize tek tek teşekkür ederim:) hepinizi çok seviyorum Hepiniz ayrısınız, özelsiniz benim için..

 

Weather

Loading...

Horoscopes

Loading...